Veda Turlari
Oyle hizli bir degisim icinde ki Man City, bu degisim surecinde alinan oyuncular bile “acaba gitme sirasi bende mi” diye korku yasiyorlar. Hepsini bir yere kadar anlayabilirim ama bu takimin Terry-Lampard‘i konumundaki Richards-Ireland ikilisini bile yok saymak neyin nesi, kestirmek zor. Ireland Milner‘a karsilik Aston Villa‘ya verildi. City olaganustu olan altyapisini dagitmaya devam ediyor. Sira buyuk ihtimal Richards‘da. O da gidince, belki cok klasik olacak ama takimin kalbi alinmis olacak. Villa bu yazin en karli takasina imza atti denilebilir. Hem verdigin oyuncudan daha genc ve daha iyisini al, hem de paralari cebe koy.
Bu iki fotograf Ireland‘in veda turlarini belgeler nitelikte. Silva ve Kompany ile ayakustu sohbeti gorunce icim burkulmadi desem yalan olur. Muthis bir oyuncu, gittigi her takimda basarili olacaktir ama evinden koparilmasi iyi olmadi.
Romantik Bellamy
Bellamy‘nin Cardiff ihtimalini, ‘emsal’ teskil etmesi acisindan keskelerle karsilamistim. Ozel bir oyuncunun yetistigi topraklara veya kulube, kariyerinin zirvesindeyken geri donme karari. Bellamy‘nin yaptigi tam olarak bu. Emsal teskil etse de bu tip transfer hikayeleriyle daha cok karsilassak.
Hepimiz Man City‘ler, Real Madrid‘ler, Chelsea‘ler cogaldikca romantiklesip endustriyel futbola kin kusmuyor muyuz? O zaman bu tip ‘manevi’ yer degistirmeler daha siddetli alkislanmali. Bu karari veren, zamaninda takim arkadasini golf sopasiyla kovalamis Bellamy bile olsa, kariyerinin zirvesindeyken alt lige gitmek herkesin harci degil. Everton, Tottenham, Celtic‘le anilirken, zirveye oynamasina kesin gozuyle bakilan kulubu City tarafindan el ustunde tutulurken ailesine uzak olmaktan biktigini soyleyip dogdugu topraklara donmeyi tercih eden Bellamy senenin romantigidir.
Umudumuz Roy
“Bu sefer olacak” rituelini bile yasayamadigimiz bir yaz sezonu geride kaldi. Benitez‘in beklenen kovulmasiyla Roy Hodgson‘in takimin basina gecmesi, Joe Cole‘un gec de olsa renklere baglanmasi, Milan Jovanovic‘in on anlasmasina sadik kalip imza atmasi, 2-3 gelecegi parlak oyuncunun kadroya katilmasi, hic de kotu transfer hamleleri degildi ama taraftarin aklinda ne transfer, ne sampiyonluk hayalleri vardi. Varsa yoksa Amerikali sahiplerden kurtulma dualari, kulubu satin almak icin teklif verenleri arastirma hali.
En son cuma gunu kulupten yapilan kisa aciklama ile satis olayinda mesafe katedildigi anlasilmis ama surenin belirsizligi hevesleri kursaklarda birakmisti. Satisin belli bir tarihe kadar sonlandirilamamasi halinde kulubun sahiplerine gelecek ekstra yukumlulukler, teklif yapanlarin elini guclendirirken, Amerikalilari zor durumda birakiyor. Ellerini cabuk tutsalar da; hem onlar hicbir zaman ilgi alanlarinda olmayan Liverpool‘dan kurtulsalar, hem de Liverpool‘un nasil bir kulup oldugunu idrak edemeyen bu ikilinin ayrilmasiyla camia rahatlasa. Kimbilir belki de kulubun yeni sahibi, transferin bitmesine sayili gunler kala Hodgson‘a ekstra butcesi bile verir ve birkac gedik kapatilir.
Neyse, bu guzel dileklerden sonra acilis macina gecelim. Mactan once, Arsenalli oyuncularin Liverpool‘a karsi yillardir suregelen ‘vurdugun gol olsun yigidim’ talihleri, yine Arsenalli oyuncularin hizli ve seri paslasmalarina Liverpool defans ve orta saha elemanlarinin cozum getirememeleri dusunuldugunde ‘Topcular’ daha sansli gozukuyorlardi. Aslinda ilk 45 dakika bu dogrultuda gecti. Top tutamayan Liverpool, her zaman oldugu gibi top gezdiren Arsenal. Tek fark Arshavin ve digerlerinin her vurduklarinin gol olmamasiydi. Iyi sinyal vermeyen Liverpool‘da tabloya, -taraftara kendisini gostermek icin yanip tutusan- Joe Cole‘un gereksiz kirmizi karti eklenince ikinci devre icin pirilti kalmadi.
Iste beklenmedik olaylar serisi ikinci devre ile basladi. Liverpool ceza alanina yaslanir, 45 dakikayi boyle gecirir diye beklerken, futbolcular, sanki rakip 10 kisi kalmis gibi onde basmaya basladilar. Harika bir pas ve belki de kimsenin beklemedigi olaganustu bir Ngog bitirisiyle macin gidisati degisti. Son 10 dakikaya kadar takimin 10 kisi oldugu hic hissedilmedi. Tamam Liverpool tarafinda bu macla ilgili cikarilacak bircok pozitif var ama su tek fark ondeyken 80. dakikadan sonra baslayan panige cozum bulmak olmazsa olmazlar arasina girmeli. Yine ayni panik ve mac boyunca nefis kurtarislar yapan Reina‘nin, biraz da gunesin azizligine ugrayip kendi kalesine attigi gol. Bir dakika once Rosicky‘nin sutunu inanilmaz bir refleksle kurtar, bir dakika sonra olmaz bir gol ye (futbol ilginc oyun, Omer Urundul). Bu golle, Arsenal‘in Liverpool maclarinda buldugu balik goller serisi bozulmadi. Sonuc olarak yine bir Liverpool fiksturunu puanla bitirdiler. Arsenal demisken, yeni transferlerinin hepsinde klasik Wenger kibiri mevcut. Laurent Koscielny klasik Arsenal tiyatrosunun iyi bir elemani olacak tum ozelliklere sahip oldugunu Joe Cole‘un kirmizi kart gordugu pozisyonda gosterdi. Yerinde bir transfer. Ngog‘un ozguveni, Jovanovic‘in hizi ve kararliligi, Joe Cole‘un kirmizi kart gorse de asiri motivasyonu, 10 kisi kalan takimin defansa yapismamasi, Gerrard‘in eskiye donus sinyalleri, Torres‘in tekrar forma giymesi, biraz once ‘var’ dedigim pozitiflerden birkaciydi. Mascherano sahanin yildiziydi ama bunu pozitif olarak yazip yazmamakta kararsizim. Belki de son macina cikti.
Roy‘u en sona biraktim. Ne alaka cok erken diye dusunulebilir ama o ovgulerin en buyugunu hakediyor. Kariyerinin en onemli, en anlamli kulubune geldigini soyleyip, zaten cok buyuk olan saygimi ve sevgimi ikiye katlayan buyuk hoca, Liverpool‘u, Paisley‘nin deyimiyle ‘Liverpool way’ oynatacagini, cikardigi 11′le gosterdi. Takimdan ayrilanlar olacak, gelenler olacak ama ‘Liverpool way’ Roy ile yeniden baslayacak..
Gillet Ve Hicks’in Maceralari
Gillet ve Hicks efendiler geldiklerinden beri alinan ve satilan oyuncularin bonservisleri asagida. Tamam Benitez‘in cok buyuk hatalari oldu ve cokuste ciddi bir pay onun ama 3 sene icinde genel toplamda bonservis olarak kasadan 9.5 milyon cikmasi bircok acidan olumlu gibi gozukse de kadro olarak kulubu ileri tasimadigi ortada. Para harcanmamasinin nedeni de kulubun degil bu beylerin kasasini doldurmaya yonelik oldugundan benim gozumde mesru degil.
Alinan
2010.07.19 Joe Cole Chelsea
2010.07.20 Danny Wilson Rangers 2 000 000
2010.04.26 Jonjo Shelvey Charlton 1 700 000
2010.02.27 Raheem Sterling QPR 2 000 000
2010.02.10 Milan Jovanovic Standard Liege
2010.01.13 Maxi Rodriguez Atletico Madrid
2009.10.09 Brito Silva Sa Benfica 275 000
2009.09.12 Michael Ngoo Southend United 250 000
2009.08.20 Sotiris Kyrgiakos AEK Athen 2 670 000
2009.08.05 Albert Aquilani AC Roma 17 100 000
2009.07.22 Stephen Sama Dortmund
2009.07.07 Nikolaj Kohlert Esbjerg
2009.07.07 Chris Mavinga PSG
2009.07.01 Jesus Fernandez Saez”Suso” Cadiz
2009.06.22 Glen Johnson Portsmouth 18 500 000
2009.01.01 Victor Palsson AGF 300 000
2008.09.02 Albert Riera Espanyol 8 000 000
2008.07.28 Robbie Keane Tottenham 19 000 000
2008.07.24 David Ngog Paris St Germain 1 335 000
2008.07.11 Diego Cavalieri Palmeiras 3 000 000
2008.07.04 Andrea Dossena Udinese 7 000 00
2008.07.01 Nikola Saric Herfölge 534 000
2008.07.01 Vincent Weijl AZ Allkmaar
2008.05.20 Philipp Degen Dortmun
2008.02.29 Mascherano 17 100 000
2008.01.15 Alex Cooper Ross County 100 000
2008.01.11 Martin Skrtel Zenit St Petersburg 6 500 000
2007.09.17 Daniel Sanchez Ayala Sevilla
2007.08.31 Hernández Real Madrid
2007.08.31 Damien Plessis Lyon
2007.08.22 Peter Gulacsi MTK Hungaria
2007.08.22 Mikel San Jose Bilbao 270 000
2007.08.09 Charles Itandje Lens
2007.07.13 Ryan Babel Ajax 11 500 000
2007.07.11 Yossi Benayoun Westham 4 500 000
2007.07.11 David Amoo Millwall 300 000
2007.07.11 Preston Edwards Millwall 300 000
2007.07.09 Ryan Crowther Stockport County
2007.07.06 Andriy Voronin Leverkusen
2007.07.04 Fernando Torres A.Madrid 21 500 000
2007.07.01 Lucas Leiva Gremio 6 700 000
2007.07.01 Ben Robinson Stockport
2007.07.01 Marvin Pourie Borussia Dortmund
2007.07.01 Gary Mackay Steven Ross County
2007.07.01 Dean Bouzanis St George Saints
2007.07.01 Dani Pacheco Barcelona
2007.06.27 Nikolay Mihaylov Levski Sofia
2007.05.31 Alexander Kacaniklic Helsingborg 6 000
2007.05.28 Andras Simon MTK Hungaria
2007.05.28 Krisztian Nemeth MTK Hungaria
Satilan
2010.07.02 Yossi Benayoun Chelsea 6 500 000
2010.07.00 Francisco Duran Serbest
2010.07.00 Nikolay Mihaylov Serbest
2010.07.15 Emiliano Insua Fiorentina 5 000 000
2010.07.21 Albert Riera Olympiakos 4 500 000
2010.05.12 David Martin MK Dons
2010.02.05 Nikolay Mihaylov FC Twente 1 500 000
2010.02.02 Christopher Buchtmann Fulham 100 000
2010.01.10 Voronin Dynamo Moscow 1 800 000
2010.01.05 Dossena Napoli 4 400 000
2009.08.19 Ryan Crowther Serbest
2009.08.06 Adam Hammill Barnsley 400 000
2009.08.05 Xabi Alonso Real Madrid 34 000 000
2009.07.28 Arbeloa Real Madrid 3 500 000
2009.07.10 Jermaine Pennant Real Zaragoza
2009.07.01 Paul Anderson Forest 330 000
2009.04.24 Hobbs Leicester 1 000 000
2009.06.25 Sebastien Leto Panathinaikos 3 500 000
2009.02.02 Keane Tottenham 16 000 000
2008.09.02 Finnan Espanyol 1 000 000
2008.07.19 Carson WBA 3 250 000
2008.07.14 Guthrie Newcastle 2 250 000
2008.07.11 Crouch Portsmouth 12 000 000
2008.07.05 Kewell Galatasaray
2008.07.01 Le Tallec Le Mans 1 335 000
2008.06.18 Riise AC Roma 4 500 000
2008.01.31 Lee Peltier Yeovil Town
2008.01.28 Sissoko Juventus 9 700 000
2007.08.27 Gabriel Paletta Boca Juniors 2 000 000
2007.07.01 Pongolle Recreativo de Huelva 2 700 000
2007.07.01 Cisse Marseille 6 000 000
2007.07.13 Bellamy Westham 7 500 000
2007.07.02 Luis Garcia A.Madrid 3 360 000
2007.07.01 Zenden Serbest
2007.07.17 Gonzalez Real Betis 4 200 000
2007.07.01 Dudek Real Madrid
2007.07.01 Fowler Serbest
Giden :151 915 000 Gelen :142 325 000….Fark :9 590 000
Sabrin Sonu Joe Cole
Ingilizce Anadilin Zararlari
Ingilizler, her zaman tum dunyada konusulmasindan gurur duyduklari ingilizce’den Dunya Kupasi suresince nefret edebilirler. Rooney’nin pazartesi oynanan hazirlik macinda hakeme ettigi ana avrat kufurlerden sonra hakemlere Ingilizce 20 kufurlu kelime iceren bir liste verilmis. Hakemlere tum dillerdeki kufurleri ogretemeyeceklerine gore en global dil olan Ingilizce’de karar kilinmis.
Bir Nijerya’li kendi anadilinde kufur edince cezalandirilmayacak ama Rooney agzinda ‘fuck’ kacirirsa kirmiziyi yiyecek. Isin ozeti bu. Ingilizler Rooney’den yana endiseliler elbet. Diline bir turlu hakim olamayan Utd’liya ilk uyari kaptan Gerrard’dan geldi. Umarim Ingiltere bu kufur davasindan kirmizi yemez ve yine o kirmizi yuzunden mac kaybetmez, yoksa haksiz rekabetten girip, Kore’lilerin kufur etmedigi ne malumdan cikarlar ve turnuvanin tadi falan kalmaz.
Begendim
Ugursuz Carlsberg sponsorlugunun sona ermesinin ardindan bir yatirim bankasinin gelmesini istemezdim ama en saglamindan totem manyagi oldugumdan Standard Chartered reklamli formalara olan inancim tam. Umutlu halimi bir kenara birakip formanin estetigine gececek olursam, bu kirmizi ince cizgili beyaz deplasman formasini cok begendigimi soyleyebilirim.
Teknik direktor belli degil, 400 milyon borc var, kan emici sahipler yapistikca yapisiyor, tek transfer yapilamadi, eldeki bir-iki kalburustu oyuncunun pesinde bir suru takim var.. Liverpool veya Besiktas’li olmak boyle bir sey galiba. Hic nedenin olmamasina ragmen umutlu olmak..
Yanks Out
Zola FM Oynamali
Bu basliktan Zola’yi menajer olarak begenmedigim manasi cikmasin. Kendisine sasali futbolculuk doneminde duymadigim sempati menajerlik donemine kismetmis herhalde. Oyunculuk kariyerinin son donemlerini gecirdigi Ingiltere’de futbol kulturunu yenilemesi, istikrar, disiplin ve devamliligi ogrenmesi menajerlige girisinde cok isine yarar diye dusunuyordum. Aslinda hala oyle dusunuyorum ama ozellikle bu sezon yasadigi sanssizliklar, kulubun el degistirme surecinin getirdigi sikintilar, sakatliklar, asiri yuksek maaslardan oturu sisen borclar sonrasi takimin havasinin bozulmasi ve tabiki kendi hatalari bugun aciklanan karari tetikledi.
Ingiltere’de bu menajer kovma hadiseleri yeni jenerasyonlar icin alisilmis durumlar elbette ama benim gibi 30′a gelmis olanlar bu olaylari kolaylikla kabul edemeyebilir. 80′lerde, 90′larin basinda calistiklari menajerler konusunda son derece hassasti Ingiliz kulupleri. Gunu kurtarma cozumlerine itibar edilmez, basari ilk etapta gelmese bile sabredilir, en son care olarak menajerin gorevine son verilirdi. Yabanci sermayenin girmesi, yatirimlarin cogalmasi, kuluplerin yeni sahiplerinin bu buyuk yatirimlarin karsiligini kisa surede alma arzusu menajerlerin calisma surelerini azalttikca azaltti.
Neyse simdi bir Zola yazisinda Ingiliz futbolunu kurtarma ugrasina gerek yok, asil sasirdigim konuya geleyim. Ben, gercek West Ham taraftarlari pornocu Gold ve Sullivan’in yerinde olsam Zola’yi kovmazdim ama Zola’nin bu olaya bu kadar sasirmasina da inanamiyorum. %25 galibiyet ortalamasi ile PL’de en dusuk galibiyet yuzdesine sahip bir menajerin kovulmasi gercek dunyada okadar da garip degil. Kimse kovulmayi kendisine konduramaz diyelim ama sasirmasina, en cok kulubun sahiplerinin “Zola’nin arkasindayiz” demeclerinin sebep olmasi Zola’nin biraz saf oldugunu gosteriyor. Futbol oynanan her yerde soylenen en buyuk yalandir falanca hocamizin arkasindayiz sozu. Kucucuk cocuklar bile bu yalani bilirken Zola’nin bu denli garip karsilamasi komik dogrusu.
Bir sure bos kalacagi kesin Italyan hocanin. Bu sure zarfinda FM oynarsa, aldigi kotu sonuclardan sonra kulup baskanindan gelen hocamizin arkasindayiz demecinin en gec 1 ay sonra kovulma ile sonuclanacagini gorebilir boylece.











