Hangisi Haketti?

2009 Mayıs 8
by Emre Ozucoskun


Chelsea-Barca

Zamanında İtalyanların oynadığı aşırı disiplinli, defansif ögelerle harmanlanmış, klas forvetlerin bitiriciliği ile skora giden futbol tarzınının, kalite olarak bir düşük ama belki çok daha katı ve sert modeli olan ekolü 2004′de Yunanistan uygulayıp Avrupa şampiyonu olunca tüm dünyada bir negatif-pozitif futbol söylemi aldı başını gitti. Avrupa Şampiyonasını Dünya Kupası‘ndan daha gerçekçi, çekişmeli ve kaliteli bulan ben, ne yukarıda belirttiğim ekolü ne de Hollanda gibi “Gözlerin pasını sileyim de skor ne olursa olsun” tarzını tam manasıyla beğenmişimdir. Son zamanları baz aldığımda İspanya Milli takımı, Man Utd, Liverpool üçlüsü bu bahsettiğim iki tarzın sentezini uygulayabilen ender futbol takımları ve ben de tabiki Amerika‘yı yeniden keşfetmiş sayılmadan bu ekolü kendime yakın buluyorum.

Şimdi herkes Barcelona, Chelsea vs… Soruyordur. Barcelona‘nın defansı ve kalecisi berbat olan, buna rağmen deliler gibi atak oynayan bir pozitif futbol temsilcisi olduğunu düşünüyorum. Chelsea de kısa Scolari dönemi hariç hep önce defans diyenlerden. Yani Chelsea-Barcelona eşleşmesi benim gözümde pozitif-negatif karşı karşıya gibi birşeydi. Neden bilmem ama Chelsea ağırlıklı izledim iki maçıda ama sonuca objektif bakarsam da zaten Chelsea‘nin hakettiğini düşünüyorum. Hiddink en iyi yaptığı işi yapıp iki maçta da, Barca‘nın herkesi hayran bırakan ayaklarını kitledi, Messi, Etoo falan nefes dahi alamadılar. Devamlı pas yapan, topu çeviren Barca‘ydı ama efektif işleri Chelsea yaptı. 2 net penaltısı verilmeyen Chelsea okadar antipatik bir takım ki haklı durumda olmalarına rağmen “Haksızlığa uğradılar” diyemiyorsunuz. Özellikle 1-0 önde oldukları dönemde(yani maçın neredeyse tamamına tekabül ediyor) Drogba başta olmak üzere tüm takım zaman çalmaya programlı gibiydiler. Drogba oyundan çıkmadan önce 5 dakika sakat gibi gezindi sahada, acı dolu ifadelerle, bunun üzerine Hiddink değişikliğe gidince de suratını asıp garip hareketler yaptı. Ne tür bir psikopat olduğunu çözmüş değilim. Okadar çok pozisyonda kendini yere attı kı hakem gerçekten penaltı olanları da çalamadı. Sonuç olarak ortada fol ve yumurta yokken yedikleri golle maçı ve turu verdiler.

Daha fazla hakedenin elendiğini düşünüyorum, Barca okadar çok kişiye sempatik geliyor, Chelsea de bir okadar antipatik geliyor ki sanırım sempatik olan taraf, dualarla turu geçmesini bildi. Final pozitif ile karma tarzın çarpışmasına sahne olacak. Bakalım gülen kim olacak?

Bir Yanıt leave one →
  1. 2009 Mayıs 8

    valla iki kulübü de zerre kadar sevmem ama Barça’nın finale çıkmasını çok istedim. Gözmüz gönlümüz United-Barça finali görsün diyerekte.

    Fakat Chelsea’nin defansif oyunuyla ilgili yapılan genel geçerli eleştirilere hiç katılmıyorum, zira bu takımın ruhu bu. Bunu Dünya’da daha iyi yapan bir ekip yok. Yunanistan’ın 2004′de yaptığı savunma sistemi ile Hiddink’in 4 2 2 1 sistemi arasında acaip fark var.

    Yunanlılar Allah ne verdiyse ileri geri koştular defansı gerektiğinde 10 kişi tuttular, bazen alan bazen adam savunması bazen de aynı anda ikisini birden yaptılar ve enerjilerinin epey bi üstüne çıktılar…

    Yani Yunanlılar’a turnuvadan 1 ay sonra aynı takımlarla aynı maçları oynatsan muhtemelen gruplardan çıkamazlardı. Fakat Chelsea bunun profesyonelcesini yapıyor, yani bütün sezon böyle oyna desen aynı istikrarla devam eder takım.

    Demem o ki bu tip futbolu sevmesek de saygı duymak lazım ki bence Chelsea o saygıyı harbi hakediyor.

    Final süpergüçlerin savaşı gibi olacak,
    Dediğin gibi total futbol oynayan bir United ile hücum futbolunu şiar edinmiş(ki ben buna toplum futbolu diyorum, insanlara hoş gelmesinden sebep) , bu işi de ultra süper mega vs. yıldızlarıyla akıl almaz bir şekilde beceren Barça karşı karşıya.

    Ben derim ki United Chelsea kadar olmasa da ona yakın bir dirençte Barça’yı kilitleyecek özellikler sahip, fakat Barça için aynı şeyleri söylemem mümkün değil. Özellikle de Alves kardeşimin gördüğü sarı karttan sonra! Formu yeniden yukarı doğru tırmanışa geçen Ronaldo’yu tutmak için kimi görevlendirebilir pep?

    Bence daha önce sağ bek olabilmiş olan Puyol’u. O zaman defans ne olur? Pique ve yanına, Toure-Abidal ikilisinden biri olur. Bu stoper modelinin cılız Chelsea ataklarında dahi nasıl başarısız olduğunu izledik. Rooney,Tevez,Berbatov,Ronaldo karşsında Allah yardımcıları olsun diyorum daha da önemlisi Ferguson gibi bir tecrübe karşısında Guardiola’ya pek şans veremiyorum.

Yorum yapın

Note: You can use basic XHTML in your comments. Your email address will never be published.

Subscribe to this comment feed via RSS