İçeriğe atla

Son Sans Kupa(lar)

Ocak 21, 2012

Korkunc bir Liverpool performansi daha az once sona erdi. Izledigin mactan hicbir sey cikmayacagini bilirsin ama inatla zamanini harcarsin ya, iste oyle gecti Bolton – Liverpool maci. Evinde sadece tek galibiyet alabilmis Bolton ile buyuk maclar haricinde yerlerde surunen Liverpool’un karsilasmasi oyle kotuydu ki 3-1 gibi harika bir skor alan Bolton’lular bile mactan zevk alamamistir.

Liverpool’da kotu skorlar ust uste geldikce lig direnci azaliyor. Domestik kupalarda -simdilik- yola devam edilmesi sezonu ayakta tutan tek(cift) umit. Ama o da nereye kadar gider belli olmaz. Buyuk, hedef maclardaki yuksek performans, takimin onumuzdeki sezon Avrupa’ya gidebilmesi icin en kisa yolun kupalardan gecmesi, Dalglish’in kupa hasreti umitleri canli tutuyor.

We are QPR

Ağustos 20, 2011

2010-11 sezonu sonlarinda yolum Londra’ya dusmus, Loftus Road’da, Premier Lig hedefine emin adimlarla ilerleyen QPR’in, Derby County’i konuk ettigi maca gitmistim. Takim ve ortam beni -Les Ferdinand, Andy Impey, Travor Sinclair, Andy Sinton’li donemde persembe aksamlari TRT 2′ye yapistiran donem kadar olmasa da- heyecanlandirmisti. Shepherd’s Bush sokaklarinda, We are QPR, said We are QPR diye bagirarak yurumek de heyecanimin yukselmesine katkika bulunmustu.

Ait olduklari Premier Lig’e sonunda donduler. Herkesin Taarabt’i konustugu kadroda benim en guvendigim adam Alejandro Faurlin. Arjantin’linin transfer surecindeki sikintilar, Premier Lig ruyalarini neredeyse ellerinden alacakti. Yaz basinda gergin gecen 1 ay sonunda gelen olumlu haberle adeta 1 ay icinde 2. kez sampiyonluk sevinci yasadilar. Lig’de kalici olma macerasinda Taarabt’in takimda kalmasi, Danny Gabbidon, DJ Campbell, Jay Bothroyd, Kieron Dyer gibi ust lig tecrubesi olan oyuncularin takima katilmasi, yasli kurt Warnock’un devam etmesi onemli artilar.

Ilk hafta, Bolton karsisinda alinan agir yenilginin ardindan zorlu Everton deplasmani oncesi beklentiler yuksek degildi. Hafta ici kulubun el degistirmesinin getirdigi hava olumlu da olsa, 4 oyuncuyu etkisi altina alan bulasici hastalik Warnock’u dusunduruyordu. Sahneye hic beklenmedik bir anda Tommy Smith cikti ve takimini Everton karsisinda one geciren golu atti. 15 senelik hasreti bitiren goldu bu. Premier Lig’de son golunu 1996′da atan QPR,  yillar sonra ilk Premier Lig golunu atip, puanlarini alip hem buyuk moral buldu, hem de Tony Fernandes’e sicak bir merhaba dedi. Tony Fernandes demisken, QPR’in cicegi burnunda sahibinin, Warnock’a transfer donemi kapanana kadar en az 4 -ilk 11 seviyesinde- transfer sozu verdigini ekleyelim.

Yeni Umutlar

Ağustos 14, 2011

Sicak hava, Premier Lig’siz gunler, kolunu kipirdatmaya usenmek; yaz, benim mevsimim degil. Yaz sonunun yaklastigini mujdeleyen Premier Lig acilisi geldi. Dun Liverpool – Sunderland baslama dudugunun calmasiyla hasret son buldu. Konu Liverpool tabii ki. Umutlu olmamla umidi kesmem arasinda cok ince bir cizgi var. Benitez’in son sezonunda toplasan kara bulutlar, Dalglish’un kucuk bir yarim sezonda gunes gibi dogmasiyla dagilma surecine girdi. Dunku maca cok deginmeyecegim, takim guzel basladi, kacan penalti, atilan gol, direkten donen topla mac farka gidecek diye dusunurken yenen bir gol ve golu cikarmak icin hic birsey yapilmamasi. Neredeyse ilk defa beraber oynayan bir orta saha oldugunu dusununce, degerlendirme yapmak icin beklemek en iyisi.

Gerilere gideyim biraz. Xabi Alonso ayrildiktan sonra, taraftarin bagirdigi ‘best midfield in the world’ tezahurati rafa kalkmisti. Tekrar tribunlerde bagirilacagi gunlerin gelmesini bekliyorum cunku cok olaganustu takviyeler yapilmasa da Liverpool’a son 10 yillik periyot icinde en iyi donemini yasatan ‘dengeli orta sahayi’ yeniden insaa etme yolunda adimlar atiliyor. Ligin en yetenekli genc orta saha oyuncularindan Henderson, gucun ve istikrarin sembolu, duran top ustasi Adam, yukselen form ve kendine guveniyle Lucas, sakatliktan donmesini bekledigim ve tarife ihtiyaci olmayan Gerrard, Dalglish’le bambaska bir role burunen Meireles, ozlenen dengeli orta sahayi geri getirebilecek isimler. Poulsen ve cok sevsem de Aquilani’yi bu grubun icinde saymiyorum zira 15 gunluk surecte takimdan ayrilmalari kuvvetle muhtemel.

Hazir orta saha ile baslamisken mevkii mevkii gitmekte fayda var. Defansta icime sinmeyen bir seyler var. Kagit ustunde dogru isimler Agger – Skrtel, pratikte, yillardir kac kere yan yana oynadilar merak ediyorum. Surekli yasanan uzun sureli sakatliklar, stoperde istikrar saglanamamasina neden oluyor. Soto’nun capi belli, Carra genclesmiyor derken Hyppia’li donem mumla aranir hale geldi. Bolton’lu Cahill’in transferi gundemde, bu takviye gerceklesirse ‘dengeli kadroya’ ulasan yol biraz daha kisalir.

Sol bek icin transfer edilen Enrique mevcut sartlarda en iyi isim gibi gozukse de Ispanyol oyuncunun hayrani oldugumu soyleyemeyecegim, umarim yanilirim. Sagda Johnson’in tek problemi mental, allah vergisi atletik yapisi, eglence olsun diye adam gecmesi bir yana, mac icinde oyle kopuslar yasiyor ki tum bu ozelliklerini unutturuyor. Johnson konusunda da bir tek Dalglish’e guveniyorum.

Aciklarda hala nitelik ve nicelik olarak eksik mevcut. Downing ve Kuyt cok iyiler ama 55 maclik bir maratonda tukenip kalirlar. Transfer yapilacak gibi bir ortam olmadigina gore, Suarez, Henderson, Gerrard bu bolgelere kaydirilacaklardir, bu hamle, gedik kapatmak icin ne kadar yeterli bilemiyorum.

Ngog’dan umidi olan yoktur herhalde. Bolton pesinde bildigim kadariyla, Cahill’e karsilik Bolton’a verilir ve dertler biter diye umuyorum. Konusulan rakam 4 milyon. Geriye iki isim kaliyor; Carroll ve Suarez. Carroll’in tek devrelik goruntusu ziyanlik oldugu yonunde, Suarez ise adeta 10 dakikada alisti kulube. Carroll’in gelmis gecmis en buyuk israf oldugu yargisina varmak icin cok cok erken. Bu sezonun tamami bir hukme varmak icin yeterli olacaktir.

Kulubun sahibi John W Henry eski Amerikalilara gore cok daha sempatik ve olayin icinde. Tabii ki ticari bakis on planda ama sportif bir zevk almaya calistigini gorebiliyorum. Liverpool’un tarihini hatim etmis, buyuklugunu kavramis, sevenlerinin nasil bir baglilik icinde oldugunu idrak etmis. Hal, hareket ve demecleri hep bu bilincte. Dalglish’e bakisi da umut verici.

Bir yandan isik sacan, diger yandan kucuk bir olumsuzlukta yikilacak gibi duran yeni umutlar. Iyi ki Dalglish var, isik daha agir basiyor.

Luis Suarez

Şubat 3, 2011

Bugun yenilerden gidiyorum, sirada Suarez var. Suarez 25 dakika da olsa sahadaydi. Bu kisa sure icinde bile neden transfer edildigini gosterdi diyebilirim. Cok atik, seri ve surekli golun pesinde. Biraz guclenmesi lazim ama Ajax’ta 7 maclik cezasindan kalma mac eksiginden dolayi normal, oynadikca duzelecektir.

Bang bang he’s new in town, bang bang his touch is sound, bang bang all keeper frown, bang bang El Pistolero shoots them down!

Dev Adam Anfield’da

Şubat 3, 2011


Profesyonel futbol kariyerinde attigi toplam gol sayisi 35, 22 yasinda, 35 milyon Sterlin karsiliginda Torres gibi bir adamin acigini kapatmasi icin transfer ediliyor. Kabul, kagit ustunde dezavantajlar yumagiyla karsi karsiyayiz, ‘cocugun 1 golu 1 milyon degerinde’ makaralari havada ucusuyor ama bu dev adama inancim sonsuz. Muhtesem sol ayagi, gucu, basariya acligi, hirsiyla Liverpool’un zafer gunlerine donusunde kilit adamlardan biri olacak. Bu gece sakatti, mactan once Anfield cimlerinde gezindi, Kop’u selamladi. Hosgeldin Andy Carroll.

Iskoc-Off

Aralık 21, 2010

Iskoc Premier Lig’inin kaliteden cok tartismalarla anilmasi asap bozucu bir durum. Ama Gokhan Gulec bozmasi Samaras’in, ulkenin en onemli kulubunun, en onemli gol silahi oldugu bir lig’den daha fazlasini beklemek haksizlik olabilir. Topu topu iki kalburustu kulup var, gerisi hikaye diye elestirdigimiz donemlerde bile Rangers-Celtic haricinde Dundee, Motherwell, Aberdeen, Hearts karakter gosterirken simdi Rangers ve Celtic bile EPL’de asansor takim olabilecek kalitedeler. 90larin sonu 2000′lerin basinda baslayan “Bu lig bosa oynaniyor, iki dusman kardes EPL’de yer alsin, SPL de Irlanda modeli takilsin” onerileri tavan yapmisken simdi de yeni bir tartisma basladi.

Hearts kulubunun ortaya attigi, daha sonra Dundee Utd baskani Stephen Thompson destek verdigi, sezon sonunda ilk 4 sirada yer alan takimlarin, sampiyonu belirlemek icin aralarinda play-off oynamasi onerisi uzun sure gundemi mesgul edebilir. Rangers ve Celtic’in berbat kadrolarina ragmen SPL’i hala domine etmeleriyle sampiyonluk umitlerini iyice sifirlayan kulupler, bir kaza kursunuyla sampiyon olma ihtimali icin lobisel cirpinmalara basladilar. Bu ikili disinda bir sampiyon cikmayali 25 sene olmus, vatandas iki atli yaristan cinnet gecirmisken Thompson’in radikal degisiklikler istemesi garip degil elbet. Sirf Rangers-Celtic’in siddetle karsi cikarak ayni tarafta yer aldiklari yegane konu olmasindan dolayi bile ilgi cekici bir tartisma. Boyle bir degisim bekliyor muyum? Gelenek delisi dinazorlardan olusan federasyonun yan gozle bakacagini bile sanmiyorum.

Aylar Sonra

Kasım 7, 2010

En son yazdigim yaziya bakiyorum da, daha ikinci maglubiyette “haydi dagilalim, bu sene erken biter” demisim. Bu iki aylik surecte G&H ikilisinden kurtulmamiz bile beni klavyenin basina oturtamamis. Gelin gorun ki, 3 gun once Gerrard’in, bugun de Torres’in performans olarak aramiza katilmalari, icimde birseyleri harekete gecirdi. Basari avcisi gibi algilanmak istemem ama insan arada sirada da olsa guzel seyler gormek istiyor. Bolton deplasmani ile Anfield’da Napoli ve Chelsea karsisinda futbolcularin gosterdigi karakter gorulmeye degerdi.

Chelsea karsisinda ikinci devrenin yarim saatlik diliminde yasanan panik yurekleri agizlara getirdi belki ama Gerrard&Torres ortakliginin eski gunleri animsatan istek ve performansi her seyi unutturdu. Liverpool’un klasik sorunlari neler? Gerrard ve Torres’in olmadiklari veya performans olarak bekleneni veremedikleri maclarda bir kurtaricinin ortaya cikmamasi, yine Gerrard ve Torres’in iyi performans gosterdikleri maclarda onlara yardimci oyuncu yoklugu, kadronun geri kalaninin siradanligi. Ne yalan soyleyeyim, sikca elestirdigim Ngog, Lucas, Skrtel, Kuyt, Rodriguez’in son birkac haftada gosterdikleri gelisim, bu sikintilari giderme yolunda umutlanmami sagladi.

Bugun ozellikle Lucas’in performansi olaganustuydu.Yillarin yan pas Lucas’i, hem Essien’siz Chelsea orta sahasini bozdu, hem de Liverpool ataklarini yonetti. Lucas’in tum Liverpool’lulari delirten -bir omuz darbesiyle yikilma- hali son 1 ayda yerini gercek bir Premier Lig oyuncusuna birakti. Icinde benim de bulundugum, “bu adamin Brezilya milli takimindan torpili mi var” diye dusunen kesim, bu yukselis karsisinda saskinligini gizleyemiyor. Lucas boyle oynamaya devam etsin ben tukurdugumu yalayip “Lucas buyuk oyuncuymus” demeye hazirim. Gerrard ve Torres’e yardim eden kimsenin olmamasini Liverpool’un sorunlarinin merkezine koymusken son maclarda ortaya cikan Lucas’in Gerrard’a, Maxi ve Kuyt’in Torres’e destekleri skorlari da beraberinde getiriyor. Torres’in golleri, genc Kelly’nin harika katkisi, Reina’nin guclu durusu, Kuyt’in donusu gunun diger guzellikleri olarak dikkatleri cekti.

Baska Bahar

Ağustos 23, 2010

Macin baslama duduguyle birlikte, mac oncesi kalbimden gecen beraberligin cok uzakta oldugunu hissetmedim desem yalan olur. Takimin, gecen sezonlara gore daha serbest takilan Gerrard, solda Riera ve Benayoun‘dan daha ofansif ve hareketli Jovanovic, bir eksik defansif orta saha, bir fazla forvetle sahaya yayilinca daha iyi top yapacagini sananlar yanildi. Lucas’in sadece kesici ve yan pas uzmani oldugunu dusununce, iki sene onceki halinden millerce uzakta olan Gerrard’in, Yaya-Barry-Milner gibi azmanlarin arasinda tek basina kalacagini tahmin etmek pek zor olmadi. Sakatliktan yeni cikan Torres‘in eski gucunden uzak olmasi, sol bekte yetersiz Agger‘in karsisina Adam Johnson‘in denk gelmesi de dengeyi bozan diger unsurlardi. Tum bu olumsuzluklara ragmen 2. gole kadar takimin istahindan memnunum ama 2′den sonra sahada tek gordugum koca bir ne yaptigini bilmezler ordusuydu.

Maglubiyet halinde Liverpool‘da kendimi bildim bileli gordugum “sezona kotu baslarsan oyle devam eder” sendromunun devreye girecegini soylemistim. Aynen tekrarliyorum; bu sezonun gercekci hedefi cok cok zor da olsa Sampiyonlar Ligi siralamasi elde etmektir. Zaten yaz doneminde yasananlardan sonra sampiyonlugun s’sini anan yoktu ama bukadar erken havlu atmayi da kimse beklemiyordu. Bana yine “bu sezon o sezon degilmis” demek duser. Baska bahara artik..

Gidisat Belli Olur

Ağustos 23, 2010

Gecen sezonlari hafizamda canlandirinca, Liverpool icin ‘baslangiclarin’ sezonun gidisatinda ne derece belirleyici oldugunu gordum.  En yakin ornek 1 sene once bu zamanlar. Oyle kotu bir giris yapildi ki sezona, sonralari saman alevi gibi parlayan performanslar takimi beklenen seviyeye cikarmaya yetmedi. Tottenham ve Villa maglubiyetlerinin ardindan oyuncularin ve menajerin direncleri dustu ve her sene katilmayi gectim, en kotu yari finaline ambargo konan Sampiyonlar Lig’ine bile girilemedi.

Bu sezon icin tek maclik yorum yapmak dogru degil. Daha ilk mactan cikan kirmizi kart, kendini bir turlu sakatliktan uzak tutamayan Torres‘in yoklugu, Roy‘un arayislari derken hemen bir yargiya varmak istemiyorum. Arsenal macinda 10 kisi kalana kadar gosterilen kotu performansla moraller bozulurken, 10 kisi kaldiktan sonra sergilenen mucadele umut vermisti. Torres girene kadar ilerde top tutan takim, Torres girdikten sonra geriye yaslanmisti. Goruldugu gibi tutarsizliklar diz boyu. Bu yuzden genis bir degerlendirme icin ligin birkac adim yol almasinda fayda var. Bu sure zarfinda klasik Liverpool hastaligi olan sezon basi puan kayiplarindan uzak durmak cok onemli.

Bu gece oynanacak City maci bu acidan cok onemli. Arsenal macinda istedigim sonuc -galibiyetin abartili ovgusu ve maglubiyetin asiri yergisine bulasmamak icin- beraberlikti. Istedigim oldu. City deplasmani icin de hislerim ve isteklerim bir fazlasiyla bu yonde. Gelecek bir maglubiyet, tum camianin zaten pamuk ipligine bagli olan guvenini sifirlayacaktir. Yenilgi cikmasin da ne olursa olsun. Bu sezonu da hedefsiz izlemek kabus olabilir. Son olarak Roy Hodgson‘in macla ilgili demeci yureklere su serpti. Torres‘in ilk 11 baslama ihtimali, Gerrard’in istekli goruntusu, Poulsen‘in 13 saat 42 dakikada takima alismasi herkes gibi onun da moralini yukseltmis.

Bu Adam Nereye Bakiyor?

Ağustos 22, 2010

Henry neden ust duzey futbolu birakip Amerika’ya gitti diye merak edenlere gelsin..

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.