Chelsea’ye Bir İyi, Bir Kötü Haber

2009 Kasım 12
Emre Ozucoskun tarafından

Bosingwa-Chelsea-1

2003′ten 2008′e yaptığı astronomik transferlerle Premier Lig’de para olgusunun köklerini değiştiren Chelsea, forvet-ortasaha-stoperleri geçtim beklere bile milyonlar harcayarak bir çığır açmıştı. Son seneye kadar, yani 5 sene boyunca her transfer döneminde yeni birer sağ ve sol bek alıp ortalama 30 milyon harcamaları, o dönemlerde bir hayli ilgimi çekmişti. Furyanın son halkası Bosingwa‘yı tüm bek yığınından ayrı tutarım. Tekniği, fuleleri, ortaları, şutlarıyla komple bir futbolcu Bosingwa. Chelsea için önemi büyük.

Kötü haber şu ki sezon başından beri dizinden sorun yaşayan Portekizli sağ bek Utd maçıyla beraber ameliyattan kaçamaz hale gelmiş. Ameliyat demek 3 ay demek, yani Bosingwa‘nın dönüşü Şubat’ı bulacak. Yerine  Ivanavic oynayacak muhtemelen. Kabul o da boş değil, hatta süpriz çıkışlarla golle buluşabiliyor da ama Bosingwa farklı bir kulvarda ve çok aranacak, bu kötü haber. İyi habere gelince; beklerden sol taraftaki Ashley Cole‘un ameliyat gerektirmesi beklenen sakatlığı o kadar da ciddi değilmiş ve formadan uzak kalmayacakmıs.

Poppy – Remembrance Day

2009 Kasım 12
Emre Ozucoskun tarafından

Poppy-1

Poppy-2

Hoppala bu Poppy de ne dediğinizi duyar gibiyim. Poppy İngilizlerin I. Dünya savaşında hayatını kaybeden askerleri anmak, hatırlamak maksadıyla tertipledikleri gün. Kasım ayının ikinci pazarı asıl gün olsa da Ekim sonundan Kasım ortasına kadar yaygarası yapılıyor. Gelincik görünümlü rozetler, törenler, bağışlar suretiyle ülkeleri için ölen askerlere gösterilen saygı biçimi.

Arsenal-Cesc-Fabregas

Manchester-City-Burnley

Televizyon’daki spikerden sokaktaki vatandaşa, Lordlar Kamarası‘ndaki vekillerden sanatçılara kadar herkesin göğsünde görebilirsiniz Poppyleri. Daily Mail gazetesinin büyük mücadelesinden sonra da sıra futbola geldi. Tüm Premier Lig takımlarını bu hususta zorlayan gazete, her gün Poppy update yaparak rozeti formalarına takmayan takımları deşifre etti. Son olarak geçen haftasonu rozeti takmayı kabul etmeyen Man Utd, Liverpool ve Bolton‘u ağır bir dille eleştirip İngiliz halkının kucağına attılar. Kırmızı formalarının üzerinde kırmızı rozetin estetik durmayacağını açıklayan Utd ve Liverpool kulüplerine tam sayfa, Poppy takılmış kırmızı Arsenal formasıyla cevap verip, “Bak L’pool&Utd! kırmızı üzerinde nasıl da güzel duruyor” diye tepki koymaları beni hayrete düşürdü. Bolton kulübünün sessiz kalması ve popüleritesinin diğer ikili kadar olmaması Daily Mail‘in nefretinden yırtmalarını sağladı. Şuan Ada’da tüm nefret Utd ve Liverpool üzerinde diyebilirim. İki takımın da haftasonu puan kaybetmesi Daily Mail ekibini sevince boğmuştur.

Konudaki tartışmalar tek taraflı değil elbet. Bana pes dedirten bu infaza Daily Mail‘i faşist olmakla suçlayan büyük bir kesim de tepki koyuyor. Şu Kasım ayı biran evvel bitse de tartışmalar da sona erse…

Yatış

2009 Kasım 11
Emre Ozucoskun tarafından

Ngog-Liverpool-Dive

Ngog‘un o güzel gol ve performansına hiç yakışmadı. Benzer bir durumda Fowler o penaltıyı ne yapmıştı?

Düşman Kardeşler

2009 Kasım 11
Emre Ozucoskun tarafından

Jermain-Defoe-Portsmouth-2

Beşiktaş‘ın G.Antep‘le olan transfer ilişkisinin bir benzeri de İngiltere‘de Portsmouth ile Tottenham arasında, üstelik de karşılıklı olarak yaşanıyor. Bu birkaç yıldır dikkatimi çekiyordu, biraz araştırınca şaşırdım kaldım.

Sol Campbell‘ın Tottenham‘dan Portsmouth‘a geçmesiyle başlayan transfer ilişkileri 2006′da Wayne Routledge’ın yer değiştirmesiyle hız bulmuş, Pedro Mendes, Sean Davis, Noe Pamarot ile devam etmişti. Tottenham kullanıp verim alamadığı oyuncularını Portsmouth‘a göndermiş, Championship’den yeni çıkan Portsmouth ise Tottenham‘a yeterli olmayan bu oyuncularla kendine Premier Lig’de sağlam bir yer yapmaya çalışmıştı. Bu sezon başında takım ekonomik darboğazdayken yine imdada Tottanham yetişmiş ve Kevin-Prince Boateng ile Jamie O’Hara Portsmouth kadrosuna katılmıştı.

Tottenham açısından bakınca ellerinden 3-5 kuruşa çıkardıkları oyuncuları Portsmouth‘dan astronomik fiyatlara geri aldıklarını görüyorum. 2008′de verim alamadıkları için Portsmouth‘a gönderdikleri Jermain Defoe‘i sadece 1 sene sonra, sattıklarının birkaç misli fiyata geri almaları buna en iyi örnek. Yine eski oyuncuları Peter Crouch‘u sırf  Jermain Defoe ile uyumlu bir partner diye, deli bonservisle transfer etmelerine ne demeli? Modric mi sakatlandı? Acil bir oyun kurucuya mı ihtiyaç var? İmdada hemen Portsmouth‘un yetişmesi ve Niko Kranjcar‘ın Tottenham‘a transfer olması? Sakın bu ilişkinin sadece futbolcularla sınırlı kaldığını sanmayın. Tottenham‘ın onca transfere rağmen berbat durumlara düştüğü geçen sezon, çözüm olarak takımın başına Portsmouth‘dan Harry Rekdnapp getirilmiş, iki kulüp arasındaki gerginlik tavan yapmıştı.

Bu ilişkiler taraftarlar arasında hoş karşılanmıyor elbet. Normalde birbirleriyle hiçbir rekabeti bulunmayan Portsmouth ve Tottenham sırf bu birkaç senelik transfer ilişkileri yüzünden düşman kardeşler gibi takılıyorlar.

Ryan Shawcross’un İmzası

2009 Kasım 10

Ryan-Shawcross-Stoke-City-1

Geçen sene, “geldikleri gibi giderler” türünden söylemlerle Premier Lig’e merhaba diyen Stoke City, debut sezonda istikrarlı bir görüntü çizince ikinci ve herkesin yorumladığı üzere en zor senede Hull City ile birlikte mercek altına alındı. Hull City kadar flaş bir ilk sezon geçirmeyen Pullis ve öğrencileri bunun verdiği rahatlıkla ikinci sezonda şu ana kadar son derece başarılı bir görüntü çiziyorlar. Görüntüyü netleştiren isimlerin belki de en başında Ferguson‘un yetiştirdiği Ryan Shawcross var.

Sezon başında Benitez stoper ararken ısrarla Ryan Shawcross‘u isteyince İspanyol‘un yine boş bir stopere tonla para vereceğini düşünmüş, sinirlenmiştim. 8 milyonluk teklifin Pullis tarafından reddedildiğini öğrenmem sinirime tuz biber olmuştu. O tarihten itibaren ön yargılı bir biçimde tek gözümü Shawcross‘a yönelttim ve bu süreç bana ne kadar yanıldığımı gösterdi. Başta Ferdinand olmak üzere neredeyse tüm İngiliz stoperlerin yerlerde süründüğü şu dönemde Shawcross kalitesini herkese gösteriyor.

Utd altyapısından yetişmesine rağmen tek bir resmi maçta bile kırmızı formayı giyemeyen Ryan kiralık olarak Antwerp ve Stoke‘da 1,5 yıl geçirdikten sonra 2 milyon karşılığı, tapusuyla Stoke‘un oyuncusu oldu. Stoper oynamasına ve genç yaşına rağmen inanılmaz bir istikrarla, giydiği formayı geri vermemeyi kendine huy edinmiş, 3,5 yıllık profesyonel futbol hayatında 15 gol atmış bir devden söz ediyorum.

Bir haftadır Stoke‘la yeni sözleşme imzalayacak, spekülasyonları bitirecek haberleri çıkıyordu. Pek inanmıyordum ama bugün resmen 4.5 yıllığına anlaşıldığı açıklandı. Pullis ve tüm camia derin bir oh çekmiştir. Benitez‘le birlikte hayal kırıklığı paydasının en büyüğü Ferguson‘un diyebilirim. 2 sene önce gönderdiği oyuncuyu geri almaya çalıştığını görmemiştim, hem de sattığının 7-8 katına ama o rakamlara bile başaramadı. Ocak ayı için ciddi ciddi Shawcross‘la ilgilenen Ferguson dev stoperi Stoke‘a satarken sözleşmesine “ilk transfer hakkı Utd‘ındır” maddesi koydurmasına rağmen Ryan‘ın Stoke‘a olan sevgisi ve İngiltere‘nin Dünya kupası kadrosunda yer almak için sürekli oynama gerekliliği yüzünden amacına ulaşamadı. Çıldırtacak derecede formsuz olan Vidic ve Ferdinand‘ı son maçta yedek bırakan İskoç hoca kime yönelecek merak ediyorum.

Bu imza ile birlikte şunu söyleyebilirim ki, her ne kadar bu hafta kaybedilen Hull City maçında Tuncay‘a yapılan tavır sebebiyle kızgın olsam da, Stoke kalıcı bir Premier Lig kulübü olma yolunda sağlam bir adım attı.

Phil Brown’un Koltugu Sallantida

2009 Ekim 29
Emre Ozucoskun tarafından

Phil-Brown-Speculation-Hull-City

2007 ocak ayinda Championship’de kume dusme bolgesinde surunen Hull City‘i ligde tutmayi basardiktan 1 sene sonra playofflarla Premier Lig’e cikaran ve olaganustu bir ilk sezon yasatan Phil Brown‘un Hull City kariyeri son bulabilir. Ingiltere‘deki bahislerde gorevine son verilecek ilk Premier Lig menajeri icin onun adi geciyor. Haftasonu lig sonuncusu Portsmouth onunde birakilan 2 puan hem baskan Paul Duffen‘i hem de taraftarlari sinirlendirince spekulasyonlar artmaya basladi. Kulup resmi sitesinde bu haberler aninda yalanlansa da “Hocamizin arkasindayiz” sozunun futbol dilinde ne manaya geldigini bilen kimse bu aciklamayla tatmin olmadi.

2 sene once bugunleri hayal bile edemeyecekleri bir konumdayken, bu basariyi onlara yasatan, tarihlerinin en basarili menajeri Brown‘u bu denli kolay gozden cikarmalari anlasilir gibi degil. Herkesin tahmininin aksine Premier Lig’de ilk sezon degil ikinci sezon zordur. Ilk sezon lige yeni katilmanin heyecani, kendini yukarilarda ispat etme cabalariyla, kapasite ustu performans gosterilebilir ki bunu gecen sezon Hull City, ondan onceki sezon da Sunderland yasadi. Her ikisi de ikinci sezonlarinda zorlandilar. Sunderland bu ikinci sene sendromuna dayanamayarak Keane‘in gorevine son vermisti. Hull City‘nin de ayni yolda ilerlemesini, yani kulubun gelisim surecinde, Keane‘in Sunderland‘e yaptigi katkidan cok daha fazlasini yapmis Phil Brown‘u kovma arifesinde olmalarini kabullenemiyorum.

Onlemler Saglam

2009 Ekim 28
Emre Ozucoskun tarafından

Pompey-Fans

Blackburn‘lu iki oyuncu Samba ve Dunn ile bir kulup calisaninda h1n1 virusune rastlaninca Carling Kupasi Blackburn-Peterborough eslesmesi tehlikeye girmisti ki Federasyon basvurulari dinlemeyip macin ertelemesine yanasmamisti. Takimlarini Ewood Park‘da yalniz birakmayan Pompey taraftarlari da kendi onlemlerini almislar. Bu goruntulerin cogalacagi cok acik…

Nerede Kalmistik

2009 Ekim 28
Emre Ozucoskun tarafından

Liverpool-Manchester-United-1

Liverpool-Manchester-United-David-Ngog

Blogu boyle basibos birakmaktan nefret ediyorum. Liverpool‘un kotu gittigi bir doneme denk gelen bu yazamama durumu tabiki spekulasyonlara yol acti. Liverpool galibiyet serisine baglayinca yazilari dokuldugum, yenilgiler ust uste gelince ortadan kayboldugum inanin dogru degil. Is, guc ve benzeri sebeplerle tasindigim Manchester‘da yerlesme sureci bilgisayar basina oturmama izin vermedi. Scouseronline‘in bir seneyi doldurdugunu da soylemek istiyorum. Bundan sonra ozellikle Ingiltere‘nin orta ve kuzeyinde gidecegim maclardan canli izlenimler aktarmaya calisacagim. Scouseronline‘a da boyle bir yon vermek uzun zamandir istedigim birseydi.

Yillardir hasret kalmisken son donemde vuku bulan Liverpool‘un Man Utd‘a karsi ust uste galibiyet alma guzelligi tam gaz devam edince ne kadar surecegini tam olarak bilmedigim UK hayatimin umut verici basladigini gordum. Macin icine girmek iki parcada yapilabilecek bir eylem. Ilk gol ve sonrasindaki 5 dakikayi kapsayan 75 dakikalik mukemmel bir Liverpool dominasyonu ile son 15 dakikadaki Liverpool panigi. Ikisinin de altinda 87′den beri ilk defa meydana gelen 4 maclik maglubiyet serisinin etkisini goruyorum ama bu denli gece gunduz farkini da kabullenemiyorum. Liverpool‘un her turlu psikolojik faktoru degerlendirme disi biraktigimda Utd‘dan ustun oldugunu biliyorum. Bu bir gercek ama Ferguson gibi bir ustad ile olaganustu bir hakem destegini hic bir zaman birakmayan Utd‘in heran herseyi yapabilme ihtimali son 15 dakikadaki Liverpool panigini az da olsa mazur gosteriyor. Neyseki bu panige ragmen gelen bir ekstra gol ile mac 2-0′a tasindi ve lige geri donduren galibiyet geldi.

Utd‘da Van Der Saar haric iyiydi denebilecek bir isim yokken Liverpool‘da sakat olmasina ragmen Ferdinand ve Vidic‘le tek basina savasan ve macin kilidini de acan Torres, son donemin en cok elestirilen ismi Lucas, supersub Benayoun ve sari denizalti Carragher one cikaan oyunculardi. Ngog‘un 96. dakikadaki golunun kutlamasina 110 metre deparla katilan Reina‘ya bakinca bu galibiyetin Liverpool icin ne manaya geldigini gormek hic de zor olmadi.

Amerikalilari protesto mu? Tam gaz devam…

Stokta Kalmadı

2009 Ekim 20
Emre Ozucoskun tarafından

Beach-Ball

Haftasonu yaşanan rezalatin ardından Liverpool mağazalarında plaj topuyla ilgili bilgi bu şekilde. Stokta kalmaması, gerçekten elde hiç top olmaması mı yoksa bu haftaki Man Utd maçında benzer bir olayın vuku bulması korkusu mu bilemiyorum. Facebok‘da o topu sahaya atan Liverpool‘lu çocuğa tebrik mesajları yağıyormuş, tabi rakiplerden. Bu arada Liverpool-Man Utd maçında çok geniş kapsamlı aramalar yapılacak, stada plaj topları alınmayacakmış. Liverpool‘dan bir yetkili sıradan bir arama yapacaklarını söylese de dedikodular bu yönde.

Bir Balon Eksikti

2009 Ekim 19
Emre Ozucoskun tarafından

Darren-Bent-Sunderland-Liverpool-Balloon

Kalesinde tonlarca garip gol görnüş bir Beşiktaşlı olarak şunu söyleyebilirim ki benim tuttuğum takıma da böyle bir gol yemek yakışırdı. Hakeme çarpıp giren favorimdi ama artık yeni bir galibimiz var…